Nergis, dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen evliliğinin içinde giderek sıkışan bir kadındır. Kocası Hasan’la olan ilişkisi artık sevgi değil, alışkanlık ve baskı üzerine kuruludur. Bu çıkmazın ortasında, hayatına gizlice giren Ali, Nergis için hem bir kaçış hem de tehlikeli bir umut haline gelir.
İkilinin ilişkisi derinleştikçe, kaçmanın yeterli olmadığına karar verirler. Nergis’in özgürlüğe kavuşmasının tek yolu olarak Hasan’ı ortadan kaldırmayı düşünmeye başlarlar. Ancak yaptıkları plan, düşündüklerinden çok daha karmaşık ve karanlık bir süreci tetikler.
Cinayet fikri, zamanla ikisinin de psikolojisini bozan bir saplantıya dönüşür. Güven duygusu yerini şüpheye, tutku yerini korkuya bırakır. Her adımda işler kontrolden çıkar; küçük hatalar, büyük sonuçlar doğurur. Nergis ve Ali, sadece Hasan’dan değil, kendi vicdanlarından ve birbirlerinden de kaçamaz hale gelirler.
Sonunda, kurdukları plan onları özgürlüğe değil, geri dönüşü olmayan bir girdaba sürükler. Aşk, ihanet ve suçun iç içe geçtiği bu hikâyede, herkes kendi günahının bedelini ödemek zorunda kalır.
